Çok sevdiğim bir yazarın kitaplarından birinde şu ifadeye rastlamıştım “ şiddetli yağmur altında ıslanan taş gibi” büyülemişti bu ifade beni. Güçlü olmayı ve güçlü kalmayı ne kadar güzel tasvir etmişti. Taş gibi kıpırdamadan, eğilip bükülmeden ve erimeden… Güçlü olmak böyle bir şeydir. Yaşadığın olaylar karşısında dimdik durabilmek, eğilmemek

her zaman mücadeleci olmak, aynı durum karşısında yılmadan durabilmek falan filan. Çünkü böyle öğrenmiştim. Sebat, “her durumda” olması gereken güze

l bir meziyettir… Aynı yazarın başka bir kitabında başka bir ifadesine gözüm ilişti geçen gün: “ Kaya gibi bir dayanıklılık. Esneklikten yoksun. Bir kaya gibi hiçbir şeyden etkilenmeden iç bütünlüğünü koruyabilirdi ta ki kırılıp parçalanana kadar.” Bu cümleyi okuyunca o kaya başıma düştü sanki. Güçlü olmak kaya gibi hiçbir şeyden etkilenmemek değil ki… Bir kaya gibi olmak değil, bir su gibi olmak…Şartlar, olaylar, durumlar, karşısında eğilip bükülebilmek. Esneyebilmek ve hatta her defasında farklı davranış biçimleri geliştirebilmek… Bir dönem güçlükle kazandığın bir alışkanlığı işlevini yitirdiğinde ve sana zarar vermeye başladığında başkası ile değiştirebilmek… Güç esnek olmaktır.

 

Hisan.

Zehra Kıran, 15 02 2021.