Dağın Farkına Varın

Dağın Farkına Varın

Rahat bir konuma gelin ve gözlerinizi nazikçe kapatın. Birkaç dakikanızı şu anda ve burada olan nefesinize odaklamaya ayırın.

Şimdi aklınıza bir dağ görüntüsü getirin. Belki de daha önce ziyaret ettiğiniz, bir fotoğrafta gördüğünüz ya da daha önce hayal ettiğiniz bir dağın görüntüsünü getirin. Bu dağın tüm ayrıntılarını mümkün olduğunca zihninizde canlandırın. Boyutunu ve şeklini yanı yamaçlarını, doruklarını hayal edin. Belki de alt yamaçları ağaçlar ve çayırlarla çevrelenmiş ve karla kaplı bir doruğu vardır. Dağın, tüm dağlar gibi, köklü, hareketsiz bir temeli olduğunu fark edin. Dağ, sadece onun görüntüsü ile oturup nefes alırsanız ve onu gözlemleyip özelliklerini canlandırırsanız görünür. Her nefes alış verişinizde dağın görüntüsünün daha da netleştiğini deneyimleyin. 

                                                                                                                                                                                               

Hazır hissettiğinizde dağın vücudunuza yaklaştığını hayal edin.

Yavaşça yaklaşıyor yaklaşıyor… O kadar yaklaşıyor ki vücudunuzun dağ ile bütünleştiğini gözlemliyorsunuz.

Artık vücudun ve dağ bir bütün. Belki de kafanız dağın zirvesi, omuzlarınız ve kollarınız dağın etekleri ve bacakların da onun sağlam temelidir. Her nefes alışınızda dağ biraz daha katı oturmuş ve köklü bir hal alıyor.

Dağın hep orda olan kütlesi ile bağlantı kurduğunuzda aynı zamanda yüzeyinde, üstünde meydana gelen değişiklikleri de gözlemleyebilirsiniz. Günden güne mevsimden mevsime oluşan farklılıkları görüntüleyin.

Gün geceye dönerken sıcaklığın nasıl düştüğünü fark edin ve ışığın kademeli olarak kayboluşunu gözlemleyin.

Baharda, belki hafif bir yağmur hissedebilirsiniz ya da görüşünüzü engelleyen yoğun bir sis görebilirsiniz.

Yaz aylarında, çayırlar yaban çiçekleri ile dolu olabilir, güneşin sıcaklığında dağ keçilerini otlayabilir veya yüzeye zarar veren orman yangınlarını görebilirsiniz.

Kış aylarında, karın yumuşak ve görkemli bir şekilde yağışını ya da kendi yolundaki her şeyi yok eden çığın düşüşünü izleyebilirsiniz.

Dağdaki insanları, dağ ile ilgili fikirlerini söylerken gözlemleyebilirsiniz.  Onu nasıl buluyorlar? Ne diyorlar onun hakkında…

Dağ iyi bir dağ mı yoksa kötü bir dağ mı diyorlar? Tırmanması kolay mı zor mu diyorlar?

Dağın yüzeyindeki tüm bu değişiklikleri gözlemlediğinize, köklü gövdesinin değişmeden kaldığının farkına varabilir misiniz?

Kaygı sizi esir aldığında, kendi içsel dağınızla bağlantı kurabilirsiniz. O sizsiniz… Gücünüzü ve istikrarınızı barındıran kendi dağınız.

Bir dağın sürekli değişen yüzeyi gibi iç deneyimlerinizi gözlemleyin.

Hatırlayın! Düşünceleriniz- duygularınız gelir ve giderler. Gözlemleyen benliğiniz hep sizinle kalır, fark edin.

Meditasyon nasıl yapılır?

Meditasyon nasıl yapılır?
Meditasyon Duruşu
“Asıl mücize hayatta olmaktır.”
Thich Nhat Hanh

Meditasyon uygulamalarında fiziksel duruş uygulamanın başlangıcını teşkil eder. Vücudumuzun duruşu , aldığı biçim, pozisyon, bizim ruh halimiz üzerinde doğrudan ve güçlü bir etki yapar. Beden ve zihin birdir, birbiriyle ilişkilidir. Fiziksel duruş ve zihinsel tutum birbirlerini destekler. Dik, doğru bir duruş zihnimizin sakin ve hazır bir varoluşa gelmesine yardımcı olur.

En uygun meditasyon duruşu, içinde kendinizi hem rahat, hem konforlu hem açık ve uyanık, oturmuş hissettiğiniz bir duruştur. Uygun bir pozisyon, aklımızın bir karış havada kalmamasına, fizyolojik bir ağrıya ya da nefesimize odaklanmamaza yardımcı olur. Vücudun kararlı, dengeli, rahat ve uyanık duruşu, konsantrasyonumuzu engelleyen şeyleri bir yana bırakabilmemezi sağlar.

Meditasyon yaparken vücudumuzu sıkan, sıkıştıran giysiler yerine bol giysiler giyinmekte fayda vardır. Yalınayak olmak yararlıdır.

Meditasyon için en uygun koşulları oluşturmaya izin veren birkaç pozisyon vardır. Bu pozisyonlar meditasyonun olmazsa olmazı değillerdir.

Oturma pozisyonu:

Omuzlar ve başımız dik bir şekilde, çene hafif içeri çekik bir sandalyeye veya minder gibi geleneksel yumuşak bir yüzeye üzerine oturabiliriz . En çok dikkat edilmesi gereken husus sırtınızın katı değil ama doğru ve dik durması, boynunuzun omurilikle aynı hızada olmasıdır. Başlangıçta bir sandalyeye oturmak meditasyon pratiği için uygun bir yoldur. Bu oturuş tarzı onurla ve gururla bir oturuşa benzetilebilir. Bu asil, soylu ve dik duruşu benimseyin. Ayaklarınızın yere bassın. Kendinizi başınızdan iple yukarı çekiliyormuş gibi hissediyorsanız, duruşunuz uygundur.

Aldığınız pozisyon bir ağrıya yol açıyorsa duruşunuzu değiştirmekte tereddüt etmeyin. Kendinize karşı nazik olun. Ellerinizi dizlerinizdee yada göbek deliğiniz üzerine dinlendirebilirsiniz. Gözleriniz açabilir ya da göz kapaklarınızı kapatarak dinlendirebilirsiniz.

En önemli olan şey şu an ve burda yaptığınızdır.