AKT’a Giriş Atölyesi Tanıklıkları

AKT’a Giriş Atölyesi Tanıklıkları

Zamanın tam içinde, en ortasında, o anda…
Zehra Kıran

ACT ile tanışmam, ben danışan koltuğunda iz bırakan tecrübelerimle boğuşurken, tüm
düşüncelerimi kucağımdan düşürmeden ilerlemeye çalışırken ve onların ağırlığı altında
zıplamaya çalışırken olmuştu. Bir danışan olarak düşüncelerin ağırlığından kurtulabilmenin
ve onları sırtında, kucağında taşımak zorunluluğu olmadan yanlarında yürümenin mümkün
olduğunu öğrendiğimde şaşkına dönmüştüm.
30 yıl boyunca yaşamındaki en önemli şeyin düşünceler olduğuna inanan biri için bir devrim
niteliğindeydi… O zamanlar içinden baktığım pencerenin ACT olduğunu bilmeden açmıştım
perdeleri.
Daha sonraları ayda iki kez düzenli olarak katıldığım ACT atölyesinde ACT’ i görmeyi,
duymayı, hissetmeyi ve öğrenmeyi öğrendim. Hala da öğreniyorum… Çok değerli hocamız
M. Selçuk BEŞLİ’nin demlediği mis kokulu kahveler eşliğinde zamanın nasıl akıp geçtiğini
anlamadan; ancak zamanın tam içinde, en ortasında, o anda kalarak geçirdiğimiz saatlerde
ACT’ e dair öğrendiğimiz en temel şeyi aynı zamanda deneyimliyor oluyoruz; ‘’ Şu anda,
burada olmak ve kendin için faydalı olanı yapmak.’’ Tabii ki ana odaklanmak buraya yazmak
kadar kolay olmuyor fakat her seferinde yeniden denemek, denemek için çabalamak da
atölyenin bir parçası hem de en zarif parçası. Bu her kilidi açan parça sayesinde yaşamıma
dair küçük (!) bir ayrıntıyı hatırlar oldum: insanım. İnsan olmanın en tabii hallerini
yaşayabilirim, buna hakkım var! Zayıf olabilirim, güçsüz düşebilirim, yenilebilirim hatta
öfkelenebilirim… Kendime bu doğal haklarımın varlığını hatırlattıkça atölyenin küçük odası
benim için bir harikalar diyarı suretini aldı. Her adımda yepyeni bir dünyanın kapısı
aralanıyor, içeriyi dilediğimce keşfediyor, bilmediklerimi öğreniyor, bildiklerimi
derinleştiriyorum.

Terapist koltuğunda danışan koltuğunda ya da yoldan geçen bir insan olarak anlamlı bir hayat…

Hande Kırhan

 

Psikoloji mezunu olmak beni düşündüğümden daha farklı bir gelecek kaygısı ve
beklediğimden daha fazla çaba sarf etmem gerektiği gerçeğiyle bırakmıştı. Bir yerden
başlamak, bir şeylerin ucundan tutmak istiyordum. Yola “Mindfulness”la başladım ve bir kapı
diğerini gerçekten de açtı, meuzn olduğum okulun mezun grubunda Selçuk Hoca’nın eğitim
ilanıyla karşılaştım. Psikoterapi alanına dair sahip olduğum çerçeve genişledi, aklımda kalan
‘psikolojik esneklik’ kavramını daha da esnettim. Teoride epey ilerledikten sonra,
eşvizyon(süpervizyon)’larla epey pratik yapma fırsatı buldum. En önemlisi, tüm bunlara ek
olarak, AKT’la aslında hayatımın en zorlayıcı dönemlerinden birinde tanışmıştım ve bana
değerlerim doğrultusunda yaşama gücü verdi. Bana bir insan olarak hazmedilmesi zor olan
hem hiçbir şey hem de her şey olduğumu keşfettirdi. Tabiki günümüz koşullarında tüm
bunları maddi ve manevi olarak karşılamak kolay değil. Evet iyi hoş; ama nasıl olacak
diyoruz, böyle programlarla karşılaştığımızda. Bazen o ‘iş yükü’ ağır geliyor, sorumluluk
alamıyoruz; bazen nasıl ödeyeceğimizi düşünüyoruz. İşte bu noktaların çok büyük bir
kısmında Selçuk Hoca devreye giriyor. ‘Öğrenci dostu’ eğitim ve eşvizyon (süpervizyon)
ücretiyle, tüm süreçteki desteğiyle devamlılığı sağlıyor, çünkü ‘tamam bu grupla eğitimi
tamamladık, sıradaki?’ gibi bir mantıkla karşılaştırmıyor sizi. Yaşam boyu öğrenmenin
kapısını açıyor. Daha kişisel olan ‘iş yükü’ ve ‘sorumluluk alma’ konularını da zaten AKT’ın
kendisi hallediyor. Terapist koltuğunda, danışan koltuğunda ya da yoldan geçen bir insan
olarak, anlamlı bir hayat doğrultusunda hareket etmenin ne demek olduğunu buluyorsunuz bu
yolculukta.

Eğitim almak için geldiğim atölyede güldüm, ağladım,…

 Selin Şahin

 

2016 yılında psikoloji bölümünden mezun oldum. Psikoterapist olmak istiyordum. M. Selçuk BEŞLİ ile tesadüfen tanıştım. Hayatımda büyük bir değişime sebep olacağını bilmiyordum, ACT atölyesine başladığımda bu kadar kavga edeceğimizi de… O güne kadar öğrendiğim her şey birer birer yıkılıyordu. Bildiğim hatta emin olduğum her şeyin yıkılması beni oldukça rahatsız ediyordu. Onu yıkan kişi ise tüm sakinliğiyle sorularımı cevaplamaya devam ediyordu. Atölye süreci boyunca yapılan çalışmalar ve okumalar sayesinde teorik anlamda zenginleştim. Bunun yanında süpervizyon ve eşvizyon süreçleriyle pratik becerilerim arttı.

 

Sadece bir eğitim almak için geldiğim atölyede güldüm, ağladım, savaştım, kaçtım, danışan oldum, terapist oldum. Hiçbirinde yargılanmadım. Tüm yanlışlarım hoş görüldü, tüm doğrularım takdir edildi. Bana daha anlamlı bir yaşamın kapısını aralayan, tüm sabrı ve ilgisiyle tanıdığım tüm eğitimcilerden farklı olan Selçuk Hocaya bana kattığı her şey için minnettarım. Tüm sevgim ve saygımla, iyi ki kendisiyle tanıştım…

 

Bir Cevap Yazın